1 Film 1 Dizi

1 Film 1 Dizi Etiketiyle bu hafta sizlerle çok beğendiğim PreDestination filmini ve Sherlock dizisini paylaşacağım.
 1 Film 1 Dizi
Okunuyor 1 Film 1 Dizi

1 Film ve 1 Dizi Etiketiyle bu hafta sizlere çok beğendiğim film ve diziyi paylaşacağım. Filmler ve diziler başka boyutlara geçiş yapabileceğimiz, kendi ufkumuzu genişletecek ve bize farklı düşünme tarzını yansıtabilecek eşsiz yapıtlardır. Bazı özel film ve diziler hayal gücünüzün sınırlarını iyice zorlayarak kafanızı karıştırabilir hatta kısa süreli “Ben daha demin ne izledim?” sorusunu bizlere sordurabilir.

1-) Sherlock (Dizi)

Sherlock dizisi, Arthur Conan Doyle’nin anlattığı hikayelerin televizyon yapımıdır. Hikayeleri okuyanlar aslında dizide de neler olup bittiğini az çok tahmin edebilir. Dizinin sürükleyici bir hikayeye sahip olması, çok kısa bir sürede büyük bir izleyici kitlesine sahip olmasını da sağladı. Yabancı dizilerin Türkiye’de de yoğun ilgi gördüğünü tecrübe etmiş bulunuyoruz. İşte Sherlock dizisi de yoğun bir izleyici kitlesine sahip olan bir dizidir. Hikayenin başarılı bir şekilde televizyona aktarılması, kısa sürede çok iyi bir üne sahip olmasını sağladı.

Dizinin mekânı Londra’dır. Şehirde cinayetlerin peşine düşen polis teşkilatının dahi bir beyne sahip olan Sherlock Holmes ve ev arkadaşı Doktor Watson’dan aldığı yardımlarla cinayetlerin çözümlenmesini konu almaktadır. Oyuncuların rollerini başarılı bir şekilde oynamaları da, hikayenin gerçekçi olmasını sağlıyor. Şimdilik 4 sezon olan dizinin 13 bölümü mevcuttur. Dizinin gösterim süresi 90 dakikadır. İzlemeyenler diziyi Netflix üzerinden izleyebilirler.

Teknik Detay:

  • Başlangıç: 25 Temmuz 2010
  • Bitiş: –
  • Ülke: Birleşik Krallık
  • Kanal: BBC One, CNBC-e, e2, TLC Türkiye
  • Oyuncular: Benedict Cumberbatch, Martin Freeman, Una Stubbs, Zoe Telford, Rupert Graves, Louise Brealey
  • IMDb: 9,2

2-) PreDestination (Film)

PreDestination (Kader) filminin en büyük numarası, hikâyenin finaline yapılan yolculukta olayları teker teker keşfetmek size büyük keyif veriyor.

Öncelike bir bombacıya engel olmaya çalışırken ağır şekilde yaralanan bir ajanı görüyoruz. Sonrasında ise “adamın biri bara gitmiş” diye anlatmaya başlayabileceğimiz bölüm başlıyor. Barmen, olan bu adamı hayat hikâyesini anlatmaya başlıyor. John aslında bir kadın olarak dünyaya geldiğini ve hayatta amacını ararken bulduğu aşkın hayatını aydınlatacağını düşünmesine rağmen aslında nasıl kararttığını ve tıbbi bir gereklilikten ötürü nasıl erkek olmak zorunda kaldığını anlatırken gözünüzü filmden alamıyorsunuz.

PreDestination

Filmin ilk yarısını tamamen kaplayan insan hikâyesi gerçekten ilgi çekici çünkü film içinde hem sıra dışı bir insanın yaşadığı sıra dışı bir öykü anlatılıyor, hem de karakterlerini bize bu sırada çok iyi bir şekilde tanıtıyor. Bu tanıtma sırasında tabii ki de oyuncu performanslarının da payı büyük. Ethan Hawke’ın ismi daha çok pazarlanıyor ama inandırıcı bir şekilde hem kadın, hem de erkek olmayı başaran Sarah Snook’un filmin her şeyi olduğunu söylemek daha doğru olur. İkinci yarıda hikâyenin karanlıkta kalan noktalarının birer birer aydınlanması da ilginizi canlı tutuyor. John’un “hayatını karartan adam”a duyduğu nefret, o hayatın neden karardığı ortaya çıktığında taraf değiştirmenize sebep olabiliyor. İşte bu yüzden Predestination’ın yaptığı yolculuk, varış noktasından daha keyifli. Filmi sonuna geldiğinizde kesinlikle çok şaşıracaksınız. Şimdiden iyi seyirler.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın