Elektriğin Tanrısı: Nikola Tesla – Biyografi

 Elektriğin Tanrısı: Nikola Tesla – Biyografi
Okunuyor Elektriğin Tanrısı: Nikola Tesla – Biyografi

Nikola Tesla, döneminin çok ilerisindeki buluşları ile, Dünyanın ilerideki yüzyıllara kadar olan gelişimine yön vermiş olan mucitlerden biridir. 86 yıllık hayatına 300’den fazla patent sığdırmayı başardı. 8 dil konuşan Tesla, kariyeri boyunca bir çok önemli buluşa imza attı. Ancak bu buluşların çoğu resmi olarak başkaları tarafından patentlendi. Hakkında filmler ve kitaplar yazılan, Dünyanın en yaratıcı kişileri arasında bulunan Tesla, günümüz dünyasında kullandığımız pek çok teknolojinin babası sayılabilir. Belgrad’da bulunan Nikola Tesla Müzesine Trip Advisor üzerindeki resimlerden bakabilirsiniz.

“Fikrimi çalmaları mühim değil… Asıl mühim olan kendi fikirlerinin olmaması.”

Nikola Tesla Hayatı

Nikola Tesla 1856 yılında Sırbistan’da dünyaya geldi. Papaz olan babası tarafından din adamı olarak yetiştirilmek istenen Nikola Tesla, annesinin genç yaşta fark ettiği yetenekleri sayesinde mucitlik yolunda önemli adımlar attı. 12 yaşında abisini kaybettikten sonra psikolojik olarak yıpranan ve kendisinde şizofreni belirtileri görüldüğü söylenen Tesla, kısa dönemde bu buhranı atlatmayı başarmıştır. Kendisi üniversiteyi Prag’da bulunan Charles Ferdinand Üniversitesi’nde okumuştur ancak babasının ölümü üzerine üniversiteyi yarım bırakmıştır.

Elektriğin Tanrısı Tesla

Elektriğin Tanrısı Tesla

İlginç Takıntıları

Birçok bilim adamında denk geldiğimiz takıntıları Tesla üzerinde de görüyoruz. Bunlara örnek verecek olursak,

  • Yaklaşık 30 yıl boyunca güvercinleri parklarda besleyen Tesla, gece yarısı New York parklarına gider, ıslık çalarak güvercinleri etrafına toplardı.
  • Aynı zamanda mikroplardan fobi seviyesinde korkan Tesla insanlarla el bile sıkışmazken, güvercinlerle sıkı bir bağ kurmuştu.
  • Tesla, inci görmekten nefret eder, inci takılar takan kadınlarla konuşmayı reddederdi. Sekreteri ne zaman inci taksa, onu eve gönderir ve o gün tekrar gelmemesini isterdi. Teslanın incilere olan bu nefretinin sebebini kimse bilmese de Carlson, onun, çok özel bir stil ve estetik anlayışına sahip olduğunu ve bir kişinin başarılı olmak için başarılı görünmesi gerektiğine inandığını anlatır.
  • Tesla her akşam yemeğinde tertemiz beyaz eldivenler takar, şık ve temiz olmakla gurur duyardı. Ayrıca fotoğraflarında sürekli temiz ve şık görünmeye gayret ederdi.
  • Tesla, fotoğrafik bir hafızaya sahipti. Kitapları, görüntüleri ve tüm buluşlarının  görünümlerini hafızasında tutmakla bilinirdi. Ayrıca çok güçlü bir yaratıcılığa sahipti ve zihninde görüntüleri üç boyutlu olarak canlandırabiliyordu. Bu özelliğini çocukluğunda çok etkilendiği gece kabuslarını kontrol etmekte kullanmıştı. Carlson bu özelliğinin onu biraz daha mistik ve egzantrik bir karakter olmasını sağladığını anlatıyor.
  • Tesla’nın aynı zamanda 3 sayısına da aynı şekilde bir takıntısı varmış. Örneğin; bir binaya girmeden önce etrafında 3 tur atarmış.
  • Gece 12.00’de yatıp, 02.00’de uyanıyordu. Tesla’nın garip uyku düzeni daha 25 yaşındayken sinirsel çöküntü yaşamasına sebep oldu. Neyse ki kendini toparlamayı başardı ve çalışmalarına 38 yıl gibi uzun bir süre daha devam etti.
  • Tesla’nın çocukluğundan başlayarak, yaşamı boyunca sürdüreceği takıntısı, yemeğini yemeden önce, tabaktakilerin kübik hesabını yapmak ve bu hesabı bitirmeden yemeğe başlayamamaktır. Yaşamına eşlik eden bir diğer takıntı da, herhangi bir şeyi 3’ün katları biçiminde yapmaktır.

“Üç, altı ve dokuzun ihtişamını bilseydiniz, evrenin anahtarına sahip olursunuz.”

3,6,9

3,6,9

Nikola Tesla Buluşları

Nikola Tesla 1890 yılında kablosuz elektrik iletimi (witricity) icadına imzasını attı ve elektriği kablo olmadan iletmeyi başararak 40 kilometre uzaklıktaki 200 ampulü aydınlatmayı başardı. Ancak bu buluşu nasıl gerçekleştirdiği günümüzde hala bilinmiyor, çünkü Tesla buluşlarının büyük bir kısmını hiç kağıda dökmemiştir, onları zihninde şekillendirmiş ve orada muhafaza etmiştir. Bu işlem için kullandığı aletlerden biri de meşhur Nikola Tesla türbini idi.

Nikola Tesla’nın en şaşırtıcı buluşlardan biri de radyo kontrollü tekneydi. Bir verici yardımıyla tekneyi kontrol etmeyi başaran Tesla, robot yapımının ilk adımını atan mucit olarak görülüyor. Ayrıca radyoastronominin temellerini attı, radyo buluşunun ilk patentlerini aldı ve Haarp teknolojsinin temellerini attı.

Nikola Tesla’nın iyi amaçlarla yaptığı buluşları, gizli silah teknolojileri için kullanmak istendi. Görünmezlik cihazı, Tesla’nın bu çalışmalarından biriydi. 1943 yılında deney devam ederken Tesla Amerikan hükümetine ait bir denizaltıyı optik yanılsama olmadan kaybetti. Philadelphia açıklarında yok olan denizaltı radarlarda görünmedi ve Norfolk’ta ortaya çıktı, üstelik mürettebatta eksikler vardı. Nikola Tesla, ilk kez deneylerinde insanlara zarar verebileceğini öngördü ve büyük bir korkuya kapıldı. İlgili deney ile ilgili yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Tesla’nın Hayali: Bedava Elektrik

Nikola Tesla’nın yaşamı boyunca hayal ettiği şey, insanlık tarihinin belki de en büyük buluşlarından biri olan enerjiyi bedava sunabilmekti. 1901’den itibaren, Tesla uzun süredir düşünü kurduğu “Dünya Sistemi” için finansal destek toplamıştır. Long Island’da Wardenclyffe Kulesi diye anılan, 57 metre yüksekliğiyle dünyanın en büyük tuzluğuna benzeyen, tepesi kubbeli bir kule inşa etmiştir.

Tesla’nın nihai planı, bu kuleleri dünyanın her yerinde inşa etmekti; böylece küresel bir radyo ve navigasyon sistemi, dünyanın saatlerini eş zamanlı yapmak ve en büyük arzusu olan özel bir yer altı iletkeni ve çatıdaki çanak biçimli bir anten vasıtasıyla herkese kablosuz ve ücretsiz bir şekilde elektrik iletmek olanağı doğacaktı.

Tesla’nın düşü herkese ücretsiz elektrik sunmaktı ama finansörü J. P. Morgan o kadar da eli açık değildi. Tesla’nın “bedava elektrik” planlarını işitince yatırımcıların elektriği satamamaları hâlinde yatırdıkları paralarını nasıl geri kazanacaklarını bilmek istedi. Şu ünlü soruyu sordu: “Sayacı nereye koyacağım?” Mucit insancıl hedeflerini açıkladığında, Morgan finans ekibiyle birlikte orayı terk etti.

Kule hiçbir zaman tamamlanamadı ve I. Dünya Savaşı esnasında yerle bir edildi çünkü hükûmet Alman denizaltılarının bu yapıyı seyrüsefer işlerinde nirengi noktası olarak kullanmalarından korkmuştu. Tesla’nın ise en büyük hayali bir kenarda kalmıştı.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın