Hayal Gücü Mü Bilgi Mi?

Sizce hayal etmek mi daha önemli yoksa bilmek mi?
 Hayal Gücü Mü Bilgi Mi?
Okunuyor Hayal Gücü Mü Bilgi Mi?

Sizce Hayal Gücü mü Yoksa Bilgi mi?

Hayal Gücü kullanımı mı daha önemlidir yoksa bilmek mi? Sizce Einstein bu konuda hangi sözü söylemiş, gelin hep beraber bakalım. Her bireyin bilgiyi, kendi kafasındaki yerine yerleştirmesi gerekir. Doğru bir şekilde yerleştirilmeli, bir çöp olarak veya kullanılmayacak bir data olarak değil. Zaten kullanılmayan bilgi ne işe yarar ki? Bizim, o bilgiden bir şeyler üretebilmemiz için hayal gücüne ihtiyacımız var. Geçmişte İMKANSIZ olarak nitelendirdiğimiz buluş ve olaylar, yaratıcılığın ve hayal gücünün eseri değil mi? İnsanın hayal gücü ise teknoloji ve sosyal medyanın, bizi düşünmekten alıkoymasıyla geri planda kalıyor. Kimse düşünmeye gerek duymuyor ve böylece farkında olmadan birilerinin kölesi haline geliyoruz. Üretmiyoruz! Nikola Tesla, Alternatif Akım Şemasını aslında hayal gücünün sürekli aktif olarak çalışması sonucu keşfettiğini biliyor musunuz? Parkta oturup, yazı okurken birdenbire zihninde canlanan şemayı hemen sopayla toprağa çizen bir bilim adamı. Nikola Tesla, küçük yaştan beri üretmeyi düşündüğü şeyleri hayal gücünde toplayarak, problemin nerede olduğunu görebiliyordu.

Hayal Gücü

Hayal Gücü

Kitaplar

Bizler… Eksiğiz, yapabileceklerimizin keşfinden uzak bir yerlerde sürüklenip duruyoruz. Bakın Einstein ne diyor: “Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. Ben fizik kimya bilgimi, matematik bilgimi hayal gücünün emrine verdiğim zaman, kendimden büyük bir alim çıkardım.” En önemlisi ile yeni nesil! Neden insanlar sürekli kitap okuyor? Neden bize yıllardır aşılanmaya çalışan kitap okuma alışkanlığını tepmeye çalışıyoruz? Peki o alışkanlık ne işimize yaracak ki? Gelin bu soruları cevaplayalım. Japonlar der ki,

“İnsanın üç yüzü vardır. Birinci yüzü dünyaya gösterirsin. İkinci yüzünü ailene ve arkadaşlarına gösterirsin. Üçüncü yüzünü kimseye göstermezsin. Senin gerçek yüzün odur.”

Kitaplar bizim Üçüncü yüzümüzü etkilemeye çalışan, bizi içindeki yaratıcı gizeme çekmeye çalışan nesnelerdir. Kitaplardaki hikayenin sesli bir şekilde okunması ve sizin hızlı bir şekilde okumanız arasındaki farkı biliyor musunuz? Sebebi ise normal bir insanın kitap okurken, normal hayatı gibi düşünüp, basit ve sıradanlık içinde olmasıdır. Sesli okuma sırasında ise, hayal gücünüzün zayıflığına rağmen daha basit bir şekilde idrak edip, canlandırmamızı sağlar. Bizim de bilgiyi sesli bir şekilde okumamız yani DÜŞÜNMEMİZ gerekiyor. Yorumsuz bir bilgi, ilk hali gibi her zaman normaldir. Ancak biz onu yorumlayabilirsek bir şeyler elde etmeye, üretmeye başlarız. İşte burada FELSEFE işe giriyor. Yaratılışı, varlığı, evreni ve hayatı sorgulamak fakat en önemlisi bu eylemi yapmaya başlamak. Kendi Ütopyanı anlatır mısın? Yaratıcı olsaydın, böyle bir yetkiye sahip olsaydın ne yapardın? Aslında elma kafasına düşmemiş, peki neden o kadar insanın içinden bunu Newton FARKETMİŞ? İşte farketmek, ezberlemek gibi değil veya bilgi gibi değil. Hayatta bazı şeyleri yorumlayabilmek gerekir, aslında bu bize hayal gücümüzde olan tasarımı yansıtır. Herkes baktı, herkes biliyordu elmanın yere düştüğünü, fakat Newton GÖRDÜ.

Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. Çünkü bilgi sınırlıyken, hayal gücü tüm dünyayı kapsar.

– ALBERT EİNSTEİN

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın