Bilinmeyenleriyle Isaac Newton

 Bilinmeyenleriyle Isaac Newton
Okunuyor Bilinmeyenleriyle Isaac Newton

Newton’da kopuş kesindir. Gerçekliği betimleyen kuramlar ona göre hipotezden öteye gitmez ve kabul edilemez. Ona göre olgulardan çıkarılamayan ne varsa Hipotez olarak adlandırılmalıdır; Hipotezlerin ise ister metafizik ister fiziksel, doğaüstü niteliklere dayalı ya da mekanik olsun, deneysel felsefede yeri yoktur.

“Bütün doğayı açıklamak tek bir insan için, hatta tek bir çağ için bile çok zor bir iş. Kesin olarak az şey yapıp geri kalanını senden sonra geleceklere bırakmak hiçbir şeyden emin olmadan her şeyi tahminlerle açıklamaktan çok daha iyidir.”

Çocukken, Güneş’in düşürdüğü gölgeleri izler, titizlikle kalibre edilmiş güneş saatleri yapar, Güneş’in doğuş ve batışındaki mevsimler değişimleri kaydederdi; böylece, saatsiz taşranın güvenilir zaman bildiricisi olmuştu. Ayrıca, incelikli uçurtmalar yapıp uçururdu; bir keresinde, çok sayıda uçurtmaya fenerler bağlayıp geceleyin uçurunca komşuları korkutmuştu.
Isaac’in bir çiftçi olması bekleniyordu lakin o, bu işi hiç beceremiyordu. Öte yandan okulda çok başarılıydı ve öğretmeni onun Cambridge’e gitmesini sağlamış, maaşlı öğrenci olarak kabul edilmişti.

1665-1666 yıllarında İngiltere’de veba salgını çıktı, Cambridge Üniversitesi kapatıldı ve yirmi iki yaşındaki Isaac aile çiftliğine geri dönmek zorunda kaldı. O sırada matematikte (sonsuz seriler ve kalkülüs), mekanikte (evrensel kütleçekim fikri) ve optikte (renk kuramı) çığır açıcı içgörüleri vardı.

“Bütün bunlar 1665 ve 1666’daki iki veba yılı boyuncaydı, çünkü o günlerde hayatımın buluşlar için altın yılındaydım, matematiği ve felsefeyi o zamandan beri olduğundan çok daha fazla önemsiyordum.”



Newton, 1693 ortalarına kadar çılgınca bir yoğunlukta sürekli çalıştı; insanlık tarihinde eşine az rastlanır yirmi beş yıllık dikkat yoğunluğundan sonra, günümüzde psikoz nöbeti diyebileceğimiz bir hastalık geçirdi. Günlerce uyuyamıyordu, dostlarının ona komplo kurduğunu sanıyordu (onlara zehir zemberek mektuplar yazıyordu). Titremelerden, bellek yitiminden ve genel kafa karışıklığından muzdaripti. Newton kendisini ‘’İçinde olduğum durumdan son derece rahatsızım, son on iki ayda doğru düzgün ne yemek yiyebildim ne uyuyabildim, ne de eski zihin açıklığım var’’ diye anlatıyordu. Bu belirtiler birkaç ay sürdü, sonra yavaş yavaş azaldı. Hastalığında büyük olasılıkla, çalışmalarında kullandığı, simyada en çok kullanılan maddeden kaynaklanan cıva zehirlenmesi rol oynamıştı.

1694’te Londra’daki Kraliyet Darphanesinde görev almak için Cambridge’den ayrıldı. Onun için kaygılanan dostları ona orada rahat ve iyi maaşlı olacağını düşündükleri bir iş ayarlamıştı. Newton çok daha ‘’normal’’ biri ve sonraki yirmi beş yılda çok verimli bir devlet görevlisi oldu; ama çılgınca arayış günleri sona ermişti. Optik (ışık bilimi), termodinamik (ısı bilimi), akustik (ses bilimi), astronomi, fizik ve matematik… birçok alanda sayısız yayın yaptı ve katkıda bulundu.


 

“Dünyaya nasıl göründüğümü bilmiyorum, ama ben kendimi yalnızca deniz kıyısında oynayan bir çocuk olarak görüyorum; ben ara sıra olağandan daha düzgün bir çakıl taşı ya da daha güzel bir deniz kabuğu bulmakla oyalanırken, büyük doğruluk okyanusu önümde keşfedilmemiş duruyor.”

Daha fazla bilim insanı hakkında bilgiler için biyografi katagorimizi ziyaret edebilirsiniz.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın