The Platform Film Analizi – Toplumsal Öz Eleştiri

“Yukarıdakilere laf anlatamam çünkü yukarı doğru sıçamam ama aşağıya doğru sıçabilirim ama sadece sıçabilirim, başka bir şey yapamam”
Okunuyor The Platform Film Analizi – Toplumsal Öz Eleştiri

The Platform Film Analizi – Toplumsal Öz Eleştiri

İspanyol The Platform filmi Netflix’te yayınlandığı Mart ayının Covid-19 salgınına denk gelmesi sebebiyle hem de konusuyla ses getirmesine neden oldu.

Filmin konusuna gelecek olursak;

Filme ismini veren platform, dikey inşa edilen, her katında iki mahkûmun (eğer birisi açlıktan diğerini yemediyse) yer aldığı ve ortasında kare şeklinde bir boşluğun olduğu bir hapishanede yemeklerin servis edilmesinde kullanılıyor. Bu platform en üst katta (yemekler yukarıdan aşağıya doğru iniyor) en lezzetli, en şatafatlı ve en doyurucu yemeklerle doldurulan bir davet masası olarak yola çıkıyor, ancak yüzlerce kattan oluşan hapishaneyi dolaşırken her katta yaklaşık iki dakika (ölü olanlar hariç) boyunca durduğu için en dibe inene kadar mahkûmlarca talan ediliyor. Yani aslında herkes yeteri kadar yese yemekler herkese yetecek miktarda mahkûmların aç gözlülüğü ve ihtiyacı olandan fazlasını yemeleri bir dengesizliğe sebep oluyor. Platform filmi şartların ağır olması durumunda, yaşananlara, bütün kısıtlamalara bir toplum olarak hep beraber nasıl bir tepki verebileceğimizi de düşündürüyor.

Unutmayın ki her çıkışın bir de inişi vardır. İnsanlar bir gün 5.katta bir gün 120.katta olabileceğinin verdiği o ölüm korkusuna göre hareket ediyor. Ne de olsa tok açın halinden anlamaz…

Platformun kurallarına gelicek olursak, her katta yaklaşık iki dakika kalıyor ve kimsenin elinde yemek saklamaması gerekiyor. Şayet yemek bulundurdukları vakit odanın ısısını aşırı derecede değiştirerek yemek tutanları pişman ediyor. Kısacası benim sistemime müdahale etmeyin demek istiyor.

Platform

Platform

Filmin en çok akılda kalan sözlerinden biri olarak da aşağıdaki söz yer alıyor.

“Yukarıdakilere laf anlatamam çünkü yukarı doğru sıçamam.”

Filmde aslında  Tanrı ve kapitalizm eleştirisi yapılıyor çünkü yönetimin her şeyden haberi var.

Imoguiri yönetim için çalışmış, herkesi Delik’e almış ve en sonunda da kanser olduğunu öğrendiğinde insanları yolladığı deliğe kendisi de girmiş bir karakter. İnsanların bunu yapacaklarını bilmediğini, içerisinin çok kötü olduğunu tahmin edemediğini söyleyen, 250 kat demesine rağmen 333 kattan oluşan Delik’te 333 kattan oluştuğunu öğrendiğinde kendini öldürmesi hangi anlamı taşıyor?

Delik’te 333 kat bulunuyor ve her katta iki kişi kalıyor. Toplamda 666 kişi. Platform her katta yaklaşık 2 dakika kalıyor ve katları inmesi yaklaşık 666 dakika sürüyor. Hristiyanlıkla ilişkili inanışlarda 666 genelde Şeytan veya Deccal gibi varlıklarla ilişkilendirilebiliyor. Filmdeki bu detaylar kasıtlı olarak mı yerleştirilmiş? Ek olarak filmde bazı sahnelerde diğer karakterler Goreng’e Mesih yakıştırmasında bulunuyor, “Kendini Mesih mi zannediyorsun” gibi sitemler ediyor.

 TARTIŞMALI SON

Filmin sonu ise birçokları için yoruma açık bırakılıyor. Goreng sonunda en alt kata yemek götürmeyi ve küçük bir kız çocuğunu kurtarmayı başarıyor. Küçük kız çocuğu bir ‘sembol’ olarak görülüyor, bir bakıma ‘insanlığın hala tamamen kaybolmadığını’ gösteren bir metafor. Filmin bitişiyle ilgi fikirler arasında, aslında Goreng’in öldüğü ve küçük kızla karşılaşmasının bir rüya olduğu da var. Teorilerden bir başkası da kızın aslında geleceği temsil ettiği ve mevcut sistemi yalnızca çocukların değiştirebileceği yönünde.

‘Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz’ Mustafa Kemal Atatürk

Yönetmen filmin bahsettiği devrimin, ‘rejim değişikliği’ olduğunu söylüyor ve aslında bu değişikliğin de barışçıl yollarla gerçekleşmesinin ‘pratikte imkansız’ olduğunu ifade ediyor. Bunun gerekçesi olarak da ‘hiç kimsenin, daha adil bir toplum için kendi konumlarından gönüllü olarak vazgeçmeyecek olmalarını’ gösteriyor. The Platform filminin kapitalizm ve eşitsizlik eleştirisi olup olmadığı sorusuna yönetmen Gaztelu-Urrutia şu yanıtı veriyor: “Bu bir toplum eleştirisi değil, bu toplumsal bir öz eleştiri.”

Bu toplumsal özeleştiri yapısını benimsemiş filmi izlemenizi kesinlikle öneriyoruz, şimdiden iyi seyirler dileriz.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın