İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Bilim
  3. Bilim ve Etik Uygulamaların Önemi

Bilim ve Etik Uygulamaların Önemi

Oppenheimer'ın mucidi olduğu Atom Bombası
3

Bilim, evrendeki olguları açığa çıkartan bir etkinlik alanıdır. Bilimsel çalışmaların; tasarım, uygulama ve sonuçlandırma gibi tüm aşamaları, insanın kontrolü ve sorumluluğuna bağlıdır. Bu nedenle bilim insanlarının etik değerleri, bilimsel çalışmaları da etkilemektedir.

Dünyaya En Çok Zarar Vermiş Olan İnsan, Thomas Midgley

Amerikalı mühendis ve kimyager olan Thomas Midgley Dünyaya en çok zarar vermiş olan insan olarak tarihe adını yazdırmıştır. Peki bu bilim insanının böyle nitelendirilme sebebi nedir ? Midgley kurşunlu benzini (Kurşun tetra-etil) bulmuştu. Kurşunun ucuz olmasından kaynaklı bu madde pek çok yerde kullanıldı. Bunların başında, kuşkusuz arabalar vardı. Bir süre sonra artan ölüm vakalarından sonra hükümet son çareyi fabrikaları kapatmakta buldu. Fakat Midgley’i hiçbir şey durduramadı.

Kimyacımız, deodorantlarda, buzdolaplarında ve bazı sanayi dallarında kullanılan kloroflorokarbonu (CFC) buldu. Kurşun gibi zararlı etkileri çok sonra anlaşılan kloroflorokarbon, ancak yetmişlerin başında yasaklanabildi. Ancak Thomas Midgley çoktan yapacağını yapmış ve dünyayı felaketlere sürükleyecek icatlarının etkisini çevreye yaymıştı bile. Midgley’in yaptığı etik dışı bilim yüzünden 1 kilogramı 70 bin kilogram atmosferik ozonu yok edebilme gücüne sahip cfc gazını bulmuş olmasıyla Küresel Isınma yaşıyor ve onlarca hayvan neslini tüketmiş bulunuyoruz. Bugün geçen yüzyıla oranla 625 kat daha fazla kurşun barındırıyor vücutlarımız.

Midgley hakkında Ruhi Çenet’in hazırladığı kısa bir videoyu da yazının sonunda bulabilirsiniz.

Bilim ve Etik
Bilim ve Etik

Atom Bombasının Mucidi, Julius Robert Oppenheimer

1943 yılında Openheimer, aralarında Edward Teller, Enrico Fermi, David Bohm,James Frank, Emilio Serge, Felix Bloch, Rudolf Peierls, James Chadwick, Otto Frisch, Eugene Wigner, Leo Szilard ve Klaus Fuchs gibi isimlerin de bulunduğu Manhattan Projesi’ne yönetici olarak atandı. Projenin sonucu Oppenheimer’e şöhret kapılarını sonuna kadar açıyordu. Ancak bu şöhret her bilim adamının isteyeceği türden değildi çünkü Manhattan Projesinin ürünü, maalesef bilimin dünya üzerinde ulaştığı en kötü yüzü olan, Hiroşima ve Nagasaki’ye düşürülen atom bombasının icadı idi.

1945 Ağustos’unda Oppenheimer en büyük üzüntüsünün bombayı Nazi Almanya’sı zamanında keşfedemediğini belirtmişse de, yakın bir zaman sonra Amerikan Felsefe Topluluğu’nun bir toplantısında “Bir şey yaptık… Dünyanın doğasını çok seri ve etkili bir şekilde değiştirebilen en tehlikeli silah… Yaşadığımız dünyadaki bütün standartlara göre şeytani olarak değerlendirilebilecek bir şey… Bunun üzerine bilimin insanlar için iyi olup olmadığı sorusu sürekli aklımı kurcalıyor…” demiştir. Aynı zamanda dönemin başkanı Harry S. Truman’a “Sayın Başkan, ellerimin kanlı olduğunu hissediyorum” der ve Truman yardımcılarına bir daha bu adamı asla karşıma çıkarmayın diye emir verir.

Bilim, yaşamlarımızın pratikleşmesi ve teknolojinin gelişmesinde önemli bir etkendir fakat bilimin insan sorumluluğunda olan bir unsur olması onun etik dışı alanlarda da kullanılmasına yol açabiliyor. Size bilimin bazı insanların elinde ne kadar yıkıcı bir güç haline gelebildiğini gösteren iki örnek sundum. Dilerim ki bilimi etik sınırlar içerisinde, iyilik adına kullanalım ve böylelikle içinde yaşadığımız dünya da bizler de bilimin zarardan çok faydasını görebiliriz.

Ruhi Çenet’in Videosu:

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Doğuş Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü okumakta olan genç bir mühendis adayı olmakla birlikte dünyayı anlamlandırma çabası içinde olup araştırma hevesini yitirmeyen bir bireyim.

Yorum Yap

Yorumlar (1)

  1. 8 ay önce

    Her iki bilim adamının da arzusu yakıp yıkmak değilmiş bu beni etkiledi. Biz insanlar elimize güç geçtiğinde değişip saldırganlaşabiliyoruz. Onlar yaptı başkaları bunu kötü amaçla kullandı peki buna karşılık onları suçlu görmek ne denli doğru?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir