İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sanat
  3. Sıradışı Yapılar Ve Bu Yapıların İlginç Öyküleri
Trendlerdeki Yazı

Sıradışı Yapılar Ve Bu Yapıların İlginç Öyküleri

Sıradışı yapılar ve Bu yapıların öyküsü

Yapılar inşa etmek ve onları estetik açıyla şekillendirmek, diğer bir adıyla Mimari alanı yüzyıllardır insanların büyük bir ilgi odağı olmuştur. Rönesans döneminin önemli ailelerinden Medici’lere göre Mimari çok önemlidir çünkü iyi şehirlerde ve iyi yapılarda yaşayan insanlar iyi hissederler ve güzel düşünceler barındırırlar, iyi şeyler üretirler. Dünyanın dört bir yanında öyle mimari eserler var ki gördükçe hayretler içerisinde kalabiliyoruz. O şaheserlere baktığımda içimde gerçekten de olumlu duygular uyanıyor ve yaratıcılığımı geliştiriyorlar. Mimari alanına olan ilgim de aslında buradan kaynaklı, sıradışı eserlere bayılıyorum.

Daha önceki yazımda da Neri Oxman‘dan bahsetmiştim, o da biyomimari alanında oldukça özgün ve devrimsel nitelikte yapılar tasarlıyor.

Bu yapıları araştırırken ben hayran kaldım, sizlerin de düşüncelerini merak ediyorum. O halde hep beraber inceleyim.


Lotus Bahai Tapınağı

Yer: Yeni Delhi / Hindistan | Yapım yılı: 1986 | Mimar: Fariborz Sahba

lotus temple 2 750x500 1

İlgi çekici görünümü ile diğer tapınak yapılarından ayrılan Lotus Tapınağı,

Halk arasında Lotus Tapınağı olarak da bilinen bu tapınak, aslında dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan Bahai Tapınaklarının sonuncusu olarak bilinir. Görünümü bir lotus çiçeğini andıran bu tapınağın kapıları sadece tek şartla herkese açılmıştır: Sessiz olmak. Tapınakta herhangi bir ses çıkarılmasına, meditatif enerjiyi bozabilecek herhangi bir aşırılığa kaçılmasına izin verilmiyor.

Lotus çiçeğinin ilham alınması Hinduizmden geliyor. Hindu dininde lotus çiçeği saflığı ve kutsallığı simgeler. Yaklaşık 2,5 yıl süren bir inşa sürecinin sonunda tapınak tamamlanabilmiştir.

Yaklaşık 2500 kişinin sığabildiği alanın iç çevresini 27 adet Yunan mermerinden yapılan yaprak süslüyor. Yine tapınağın çevresinde bulunan 9 göletle birlikte, bahçe de dahil toplam alan 105.000 metrekareyi buluyor.

9 rakamı Hinduizm’de önemlidir. Çünkü 9 dini vurgular. Tapınakta 9 gölet yer alması ve 9 girişinin bulunması da bu simgeselliğe göndermedir. Lotus Tapınağını bugüne kadar 70 milyon kişi ziyaret etmiş. Bu sayı Eiffel Kulesi ve Tac Mahal’den sonra üçüncü en çok ziyaret edilen yapı anlamına geliyor.


Casa Mila’(La Pedreda)

Yer: İspanya / Barselona | Yapım yılı: 1906-1912 | Mimar : Antoni Gaudi

Sıradışı Yapılar Ve Bu Yapıların Öyküsü Casa Mila Antoni Gaudi

Antoni Gaudi’nin en sevdiğim yapılarından birisi olan Casa Mila’nın sıradışı görünümü ve tamamen doğal malzemelerden yapılmış olması öne çıkarıcı unsur. Antoni Gaudi ”Ben ilhamımı doğadan alırım, doğada düz bir çizgi bulunmaz ve bu nedenle benim eserlerimde de düz çizgiler bulamazsınız.” der. Onun bu özgünlüğü Casa Mila’ya da yön vermiş.

Popülerleşmiş adı “La Pedrera” olan yapı İspanya’nın zengin ailelerinden, Roser Segimon ve Pere Milà çifti tarafından yaptırılmış.

Tamamen doğal taşlardan inşa edilmiş ve tasarımı dalgalı şekillerden oluşturulmuş. Dalgalı deniz ve deniz yosunları duygusu yaratmak isteyen sanatçı, ön cephede dökme demirden balkon demirleriyle, dalga efektinin daha güçlü biçimde algılanmasına yardımcı olmuş.

Casa Mila 4K Tur

1984’de UNESCO tarafından Dünya Mirası kabul edildi.


Aziz Vasil Katedrali

Yer: Rusya / Moskova | Yapım yılı: 1555-1561 | Mimar: Barma

 Aziz Vasil Katedrali

Genel olarak Aziz Vasil adıyla tanınıyor , “Bakire Meryem’in Şefaat Katedrali” ismiyle de anılmaktadır. Popüler isimlerinden biri de Mübarek Vasil Katedrali’dir.

Katedral İtalyan mimar Barma tarafından inşa edilmiştir. Bilinen bir efsaneye göre, bu eserin biricikliği için ve Korkunç İvan’a ait olması, örneğini başka yerde inşa etmemesi için Korkunç İvan’ın mimar Barma’nın gözlerini dağladığı söylenmektedir.

Toplamda 8 kubbesi bulunan katedral, merkezdeki Şefaat Kilisesi’nin etrafında bulunan sekiz ayrı kilisenin toplamından oluşmaktadır. Katedralin her bir kubbesinin uzunluğu birbirinden farklıdır. Sekiz kubbe birbirlerinden farklı zaferleri sembolize eder. En yüksek kubbenin tepesi altın işlemelidir. Oldukça ilginç bir görüntüye sahip olan soğan kubbelerde, İslam mimarisinin etkileri de görülür.

20. yüzyılın ortalarında Aziz Vasil Katedrali müze olarak kullanılmaya başlanmış. 1934 yılında devletin tarihsel müzesi olarak kabul edilmiş. Müze tapınakta 16. ve 17. yüzyıla ait yaklaşık 400 simge, portreler, peyzaj boyama ve süsleme örnekleri bulunmaktadır. UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan yapılar içerisinde o da yerini almıştır. 


Casa Batlló

Yer: İspanya / Barselona | Yapım yılı: 1906 | Mimar: Antoni Gaudi

Casa Batllo

Casa Batllo, Barselona’daki en sıradışı yapılardan biridir. Antoni Gaudi burada da yaracılığını göstermiş.

Passeig de Gracia Bulvarı’nda yer alan Casa Batllo şehrin ünlü yapılarından oluşan Mansana de la Discordia bölgesinde yer alır. Yapının dikkat çekici bölümlerinden biri, ön cephenin üst kısmında çatıyı kaplayan ve bir sürüngenin sırtını andıran dik, dar ve renkli formdaki “Ejderha Sırtı”dır.

Duvarlarını ve pencerelerini Salvador Dali’nin “gölün sakin sularına” benzettiği ön cephe, yapının dikkat
çeken bir diğer noktasıdır. Yapının ilk katında yer alan balkonlardaki ince sütunlar nedeniyle de Casa Batllo’ya “Kemikler Evi” de denir.

2005 yılında Antoni Gaudi’nin bu eşsiz eseri UNESCO Dünya Mirası Listesine girmiştir.


Metropol Parasol

Yer: İspanya / Sevilla | Yapım yılı: 2011 | Mimar: Jürgen Mayer

Sıradışı Yapılar Ve Bu Yapıların Öyküsü metropol parasol

Yapı, ahşap elemanların örülerek birbirine geçmesi ile oluşturulmuş bir gölgeliktir aslında.

‘Şehir Şemsiyesi’ anlamına gelen Metropol Parasol, meydanın üzerine yerleştirilmiş bir örtü görevi görmekte. Yapıyı oluşturan ahşap kafes sistem, betonarme temeller üzerinden yükselmekte.

Mantar şeklinde yukarı doğru yükselen yapının gövdesi, içerisinde merdiven ve asansörleri bulundurarak hem ahşap örtüyü taşımakta, hem de yapı içerisinde sirkülasyonu sağlamakta. Örtüyü oluşturan ahşap örgü sistem ise poliüretan ile birbirine bağlanmakta. Yüksek performanslı poliüretan kullanıldığı için, yapı çok yüksek sıcaklıklara dayanıklıdır.

Çok fonksiyonlu bu yapının içerisinde arkeoloji müzesi,market, yükseltilmiş bir meydan, barlar ve restoranlar bulunmakta. Bu mekanların bir çoğu, yer seviyesinin altında bulunmakta. Kamusal alan algısı ve meydanı kullanan insanların izlediği rotalar olabildiğince korunmuş.


İlginç Bilgiler İçin Instagram Sayfamızı Takip Edebilirsiniz

Sanat Kategorimizi ziyaret ederek benzer içeriklere ulaşabilirsiniz.

Yeni İçeriklerimize Kolayca Ulaşmak İçin Mobil Uygulamalarımızı İndirebilirsiniz.


 

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Doğuş Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü okumakta olan genç bir mühendis adayı olmakla birlikte dünyayı anlamlandırma çabası içinde olup araştırma hevesini yitirmeyen bir bireyim.

Yorum Yap